DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Güncel
Yaşam
Eğitim
Saglik
Magazin
1990 Adiloba Köyü`nden Şerif Mehmet İnceler Hac dönüşü Bağdatta geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti.
1995 Cuhuriyet Halk Partisi, gerçekleştirdiği ilçe konresinde 133 delegeden 75`inin oyunu alarak Murat Yücel İlçe Başkanı seçildi.
Manisa için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:36 08:19 13:23 15:50 18:09 19:38
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sen sevdiğin için sakın utanma, bil ki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında. - Anton Çehov

Anton Çehov
* Çok fazla yerseniz, duyma kaliteniz düşer.

İlginç Bilgiler
Ravza - Kabe

/resimler/2017-5/13/1344304004566.jpg  /resimler/2017-5/13/1347498852327.jpg

Tuzluk Tıkanıyorsa Tuzluklariniza biraz pirinç koyunuz

Tuzluk Tıkanıyorsa
Saruhanlı Lingleri

/resimler/2017-5/13/1515570830640.jpg    /resimler/2014-11/7/155009123.jpg    /resimler/2014-11/7/155305032.jpg   /resimler/2017-5/13/1506418944836.jpg  /resimler/2015-3/16/1636122607156.jpg

/resimler/2015-4/4/1022583075326.jpg    /resimler/2015-4/4/1033419962836.jpg    /resimler/2015-4/7/0822580347004.jpg   /resimler/2015-4/7/0827149570844.jpg  /resimler/2015-4/7/0844579279152.jpg

Videolar
Parti İlçe Teşkilatları

/resimler/2016-12/24/0957549496932.jpg /resimler/2016-12/24/0959409077707.jpg /resimler/2016-12/24/1002133424899.jpg /resimler/2016-12/24/1004065509887.jpg /resimler/2016-12/24/1006092750065.jpg

Sosyal Medyada Takip Edin

/resimler/2015-3/20/0925347922806.jpg  /resimler/2015-3/20/0927574175568.jpg /resimler/2015-3/20/0934034807724.jpg

 /resimler/2015-3/20/0935593872523.jpg /resimler/2015-3/20/0939453408170.jpg /resimler/2015-3/28/1514147754064.jpg

Bir de Kurdun Ağzından Dinleyelim Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesini
Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım.
Tarih: 10.12.2014 10:27:01/ 918okunma / 0yorum

Bir de Kurdun Ağzından Dinleyelim Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesini

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyük annesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere… Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyük anne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.

 Neyse uzatmayayım… Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda “evet o küçük kız benim torunum” dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; “bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!…” dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı… Büyük anne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyük annemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!… Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. “Seni iyi dinlemek içi”… Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler… Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni “seni hain kurt, büyük anneyi yedin değil mi?..” diye suçlamaz mı !.. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi.

Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün – bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı.








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *