MEMLEKET İLİM BEKLİYOR
MEMLEKET İLİM BEKLİYOR
Tarih: 7.1.2019 10:24:05
Mustafa Ali ÖZTÜRK

Türkçemizin büyük ve güçlü seslerinden Ömer Seyfettin, yaşadığı zamanın insanına “Heyhat! Zavallı boş gezenler! Memleket ilim istiyor… Siz hala sürtmek, dolaşmak sevdasındasınız.” diye sesleniyor, hikâye kahramanlarından biri olan Efruz Bey aracılığıyla. Efruz Bey acı gerçeği saf bir gerçeklikle muhataplarının yüzüne vuruyor. Ne acıdır ki memleket hala ilim istiyor. 1800´lerde, 1900´lerde olduğu gibi 2000´li yıllarda da memleket hala ilim istiyor. İlim peşinde koşanlara selam olsun…

Öyle bir ilim ki önce dünya üzerinde yaşayan aziz Müslüman Türk milletini sonra ise tüm dünya insanlığını saadet içinde yaşatacak Türkçe bir ilim. Bu ilim öyle bir ilim ki hali hazırda var olan ilmi alıp tüketmek değil. Öyle bir ilim ki Müslüman Türk düşüncesinin özünden fışkıran, uhdesinde yüce Allah´ın yarattığı tüm canlılara hizmet etmek olan Türkçe bir ilim.

Günümüzde millet olarak, ilimle iç içe olup bilim üzerine kafa yormak yerine daha çok üretilen bilimi ve teknolojiyi hazır alıp tüketmek üzerine kurulu bir düzende yaşıyoruz. Bu da bizi çaresiz, başkalarına bağımlı kendine bile hayrı dokunmayan bir toplum haline getiriyor. Tüketme hırsımızın on da biri kadar üretme isteğimiz olsa yer yerinden oynar. Ancak öyle bir isteğimiz çok fazla yok maalesef. Son zamanlarda üreten, paylaşan bir toplum olmak yerine sadece sosyal medya üzerinde paylaşan, başka türlü paylaşmayan, sadece tüketen bir topluma dönüşmüş durumdayız. Bu dönüşüm uzun vadede yavaş yavaş gelişen sağlam bir şekilde bireylerin dimağında ve gönlünde yer eden çürümüş bir zihniyet olarak milletimizin içinde zuhur etmiştir. Bu zihniyet bizi Türkörf, adet ve geleneklerinden tamamen uzaklaştırırsa sonucu felaket olması da şaşırtıcı olmaz.

Dünyanın bilinen bir kısım toplumları bilim ve teknoloji üretiyor, ideoloji üretiyor, inanç sistemleri üretiyor, ekonomik sistemler üretiyor, yönetim sistemi üretiyor ve son tahlilde bunları bir kısım üretimden uzak tembel toplumlara ve devletlere ihraç ediyor. Üretilmiş sistemlerin başında olan ilme sahip toplumlar diğer toplumları ürettikleri bilim sayesinde sömürüyor.

Belli bir sistem ve ideolojinin elinden alınan ilim, tüm insanlığa değil sadece ilmi üreten güce hizmet ediyor. Bugün gençlerimiz vizyon ve misyonu belli olan, bize hizmet etmeyen, sosyal medya ortamları sayesinde hem sosyo-kültürel hem de psiko-kültürel açıdan tükenmiş durumda. Gençler denetimsiz ve sınırsız sanal dünya sayfaları arasında yok olup gidiyorlar. Bu tür gençlerimiz için modern dünyada “Cyberpunk” denilen bir terim kullanılıyor. Yüksek teknoloji ve sefil hayat anlamına gelen bu terim ülkemizde ve dünyada yaşanan özellikle genç nesillerin teknoloji bağımlılığının onları ne hale getirdiğini tanımlayan bir terim. Amacı küresel emperyal güçlere hizmet etmek olan sanal medya aygıtlarının neden olduğu teknoloji ile çevrelenmiş sefil hayatlar hakkında derinlemesine düşünmeliyiz. “Cyberpunk” iyi incelemeli ve toplumu teknoloji kaynaklı kötü bir yaşamın içinden kurtarmalıyız. Tüketen değil üreten bireylerden oluşan bir gençlik inşa etmeliyiz.

Dünyada çağı yakalamış devletler durmaksızın çalışıyorlar. Kazanımlarının üstüne koyarak ilerlemeye devam ediyorlar ve hep kazanıyorlar. Kazançları ise tesadüf değil. Bu devletlerin her zaman kazanmasının sebebi ise durmadan disiplinli bir şekilde ürettikleri ilmi, sisteme hizmet eder şekilde tasarlamalarıdır. İlim üretiminde ara vermeden sürekli hareket halindeler. Kazançlarının çoğunu yine ilme ve bilime yatırıyorlar. Yatırdıklarından daha fazlasını teknolojileriyle satın aldıkları gönüllü köle toplumlardan kazanıyorlar. Kazandıklarının bir bölümünü de karanlık hayalleri için harcıyor silah üretiyorlar. İlginçtir ki dünyanın en ölümcül silahlarını üreten devletlerin topraklarında hiç savaş yok ve bu silahlar o topraklarda kullanılmıyorlar, oralarda hiç savaş yok. Savaşlar ilim ve teknoloji üretiminden uzak memleketlerde. Adam silahları ellerine tutuşturuyor paralarını alıyor sonra da birbirlerini vurduruyor. Birbirini vuran zavallılara ne lazım tabii ki yaşam malzemeleri, ilaçlar başta olmak üzere her şey. O silahlarıyla yok ettiklerini tedarik eden de silahları satanlar. Kazan, kazan, kazan…

Kurdukları sistem şu an kusursuz işliyor. Adamlar kendi ilimlerini üretiyor. Amaçları kendi milletlerine ve devletlerine en üst seviyede hizmet etmek, kendi milletlerini koruyup daha müreffeh bir hayat yaşatabilmek. Bunu sonucunda da adamlar bir eli yağda bir eli balda yaşayıp giderken çok yemekten ölüyorlar. Bir kısım toplumlar ise çağın gerisinde kaldıkları için elinde olanı kendisinden güçlü devletlere kaptırdığı için ya hastalıktan ya açlıktan ya da silahlardan dolayı yaşayamıyorlar, ölüp gidiyorlar.

Biz millet olarak dünyadaki bu acımasız düzene dur demeliyiz. Buna dur diyebilmek için çok çalışmalı ve üzerimize yapışan ataletten kurtulmalıyız. Bizi bu duruma sürükleyen adeta bir bataklığa mahkûm eden zihniyetten kurtulmalıyız. Bunun içinde bizim dışımızda üretilen ideolojik düşünce ve inanç sistemlerini ve de diğer tüm sistemler artık hayatımızdan söküp atmalıyız yerlerine milli sistemler üretmeliyiz. Yüzde yüz yerli ve milli bir düşünüş ve inanışa sahip olmadan yüzde yüz yerli ve milli ilimde bilim de teknoloji de üretebilmemiz hayalden öteye geçemez.

İlerlemek için zihniyet devrimi şart. Öze dönüp atalarımızın kurduğu ve bir yere kadar geliştirdiği kültür birikimini eleyip onun özüne inmeli ve o özden tekrar ilerleme yoluna çıkmalıyız. Bunu gerçekleştirebilirsek tekrar büyük hayallerimizi bir bir gerçekleştirebiliriz.

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk´ün dediği gibi “muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.” Buna inanmalı ve bu doğrultuda bir öze dönüş zihniyeti devrimi yapmalıyız. Sonrası çorap söküğü gibi gelecektir. Biz tarihte olduğu gibi bugün de istersek başarırız… Başarabilirsek de tüm insanlık kazanır. Dünya halklarının mutluluğu Türk devrinin tekrar gelmesine bağlıdır. Bunun için çok çalışmalıyız.

Anahtar Kelimeler: MEMLEKET, İLİM, BEKLİYOR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KİTAP HEDİYE ETMEK (27 Aralık 2018 - Perşembe)
KÖKSÜZ BİR KABİLE DİLİ (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
BİBLİYOMANİ (03 Eylül 2018 - Pazartesi)
KÜTÜPHANELERİ KİM KORUMALI? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
DOSTLUK ÜZERİNE (21 Aralık 2017 - Perşembe)
VİCDAN MUHASEBESİ (12 Aralık 2017 - Salı)
KÜTÜPHANELER DAĞILMASIN, DAĞINIK KALMASIN (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ (21 Kasım 2017 - Salı)
BİLGİ ve BİLİM (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
SAVAŞLARIN KAYIP ÇOCUKLARI (12 Eylül 2017 - Salı)
EYLÜL (05 Eylül 2017 - Salı)
SEVGİ (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRK DİRLİĞİ, DİL BİRLİĞİNDEN GEÇER (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ASRIN KÜRŞAD´I OSMAN BATUR (06 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ENKAZ ALTINDA KALAN İNSANLIK (28 Mart 2017 - Salı)
İNSAN OLMAK (20 Mart 2017 - Pazartesi)
SANA HAYAT VEREN ELLERE DOKUNMA (04 Aralık 2016 - Pazar)
DÜNYA SEVİLMEYENLER GÜNÜNDE YANGIN (01 Aralık 2016 - Perşembe)
SINANMADAN ÖNCE (20 Haziran 2016 - Pazartesi)
DİLİMİZ VE SONUMUZ (14 Nisan 2016 - Perşembe)
YÖRÜK BAYRAMI -NEVRUZ- (22 Mart 2016 - Salı)
KORKUT ATA (09 Şubat 2016 - Salı)
BİR KİTAP VE VERDİĞİ MESAJLAR (19 Ocak 2016 - Salı)
EMR OLUNDUĞUMUZ GİBİ (29 Aralık 2015 - Salı)
ATEŞ ÇEMBERİNDEKİ ÜLKE TÜRKİYE (11 Aralık 2015 - Cuma)
Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî (27 Kasım 2015 - Cuma)
İSLAM , MÜSLÜMAN VE BİLİM (17 Kasım 2015 - Salı)
TOPLUMSAL MUTLULUĞUN YOLU (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Çocuklar Üzerine Oyunlar… (20 Ekim 2015 - Salı)
OKUMA ALIŞKANLIĞI VE ÖĞRETMEN (02 Ekim 2015 - Cuma)
OKUMA ALIŞKANLIĞI VE AİLE (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
KIYAMETİN İLK GÜNÜ: Malazgirt 1071 (27 Ağustos 2015 - Perşembe)
ÇANAKKALE ZAFERİ (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Osmanlı Türkçesi (03 Mart 2015 - Salı)
Sayfa:
DOLAR
5.3563
EURO
6.1030
Güncel
Yaşam
Eğitim
Saglik
Magazin
1994 Emniyet Teşkilatının Türkiye`de ki çeşitli birimlerinde çalışan Başkomiser Hüseyin Altınağaç (44), yakalandığı kanser hastalığını yenik düşerek hayatını kaybetti. Altınağaç, Doğum yeri Şatırlar köyünde defnedildi.
2013 Emekli Kur`an Kursu Hocalarında Yusuf Sonkaya Haca vefat etti
Manisa için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:36 08:19 13:23 15:50 18:09 19:38
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Başarının sonu yalnızlıktır. - Friedrich Nietzsche

Friedrich Nietzsche
* Çok fazla yerseniz, duyma kaliteniz düşer.

İlginç Bilgiler
Ravza - Kabe

/resimler/2017-5/13/1344304004566.jpg  /resimler/2017-5/13/1347498852327.jpg

Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Saruhanlı Lingleri

/resimler/2017-5/13/1515570830640.jpg    /resimler/2014-11/7/155009123.jpg    /resimler/2014-11/7/155305032.jpg   /resimler/2017-5/13/1506418944836.jpg  /resimler/2015-3/16/1636122607156.jpg

/resimler/2015-4/4/1022583075326.jpg    /resimler/2015-4/4/1033419962836.jpg    /resimler/2015-4/7/0822580347004.jpg   /resimler/2015-4/7/0827149570844.jpg  /resimler/2015-4/7/0844579279152.jpg

Videolar
Parti İlçe Teşkilatları

/resimler/2016-12/24/0957549496932.jpg /resimler/2016-12/24/0959409077707.jpg /resimler/2016-12/24/1002133424899.jpg /resimler/2016-12/24/1004065509887.jpg /resimler/2016-12/24/1006092750065.jpg

Sosyal Medyada Takip Edin

/resimler/2015-3/20/0925347922806.jpg  /resimler/2015-3/20/0927574175568.jpg /resimler/2015-3/20/0934034807724.jpg

 /resimler/2015-3/20/0935593872523.jpg /resimler/2015-3/20/0939453408170.jpg /resimler/2015-3/28/1514147754064.jpg